• 0312 436 34 34

Üremenin korunması nedir? Over (kadın yumurtalığı) ve testisin (erkek yumurtalığı) üremedeki yeri

Üremenin korunması, üremenin devamlılığını sağlayabilmek amacıyla gonad hücreleri (yumurta ya da sperm), gonad dokusu (yumurtalık) ya da embriyonun (döllenmiş yumurta) saklanması veya yumurtalıkların toksik maruziyetten korunmasıdır. Kadın ve erkeğin üreme kapasitesinde azalma riski yaratabilecek her durum, üremenin korunması için endikasyondur. Üremenin korunması için başvuran hastalarda en sık neden sosyal nedenlerle doğurganlığın erteleme isteği ve kanserdir.
 
Kadın üremesi: Kadınlar, tüm yaşamları boyunca sperm üretebilen erkeklere kıyasla, doğumdan itibaren belirli sayıda yumurtaya sahip olarak doğarlar. Doğumda 1-2 milyon olarak tahmin edilen yumurta kök hücre sayısı, ergenliğin başında ortalama 300.000’e düşer. Bu yumurta havuzunda çoğalma özelliği olmayan immatür yumurtalar, her adet döneminin ortasında döllenmeye hazır bir yumurta oluşturur. Bu havuz 51 yaşına doğru gittikçe azalır ve tükendiğinde menopoz (adet görememe) başlar. Yumurta havuzundan yumurta kaybını hızlandıran herhangi bir durumda (sigara içmek, radyasyon, kemoterapi, ameliyat, vb.) üreme çağı dönemi kısalır ve kadın, beklenenden daha erken bir dönemde menopoza girebilir. Dolayısıyla ya üreme kapasitesi azalır veya kısır bir hale gelir.

Erkek üremesi: Kadınların tersine erkeklerin üreme hücreleri (sperm) hücre bölünmesiyle kendini yenileme kapasitesine sahiptir. Sağlıklı kök hücreler var olduğu sürece sperm üretimi devam eder. Kemoterapi ve radyoterapi gibi dış etkenlerle spermi oluşturan kök hücreler zarar görebilir. Bu süreç erkekte üreme kapasitesinin azalmasına veya tümüyle kısır bir hale gelmesine sebep olur. 

Bu makale hakkında yorum/mesaj yaz