• 0312 436 34 34

Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri

Rahim ağzı kanseri tanısı alan her iki kadından biri 35 yaş altında tanı almaktadır. Yaygınlaşan etkin tarama programları sayesinde üçte biri erken evrede tanı almaktadır. Servikal kanserlerin %80’i skuamöz hücreli karsinomdur. Daha nadir görülen tipi ise adenokarsinom olup özellikle genç yaşta gözlenir ve prognozu daha kötüdür. Tümörün evresi servikal kanserin prognozunu tahmin etmedeki en önemli parametredir. Erken evrede 5 yıllık sağkalım ortalama %93’tür. Lenf nodu yayılımı, tümör derecesi (tümör dokusunun normal dokudan farklılaşması) ve histolojidir. Lenf nodu yayılımı olmayan hastalarda ortalama sağkalım %90, kanıtlanmış lenf nodu pozitifliği olanlarda lenf nodu lokalizasyonuna bağlı olarak %20 ile 60 arasında değişmektedir.

Tedaviye bağlı üremenin korunmasının önündeki engeller

Karsinoma in situ: Yapılacak cerrahi tedavinin fertilitenin önünde engel teşkil etmesi söz konusu değildir. Ayrıca, yeni cerrahi teknikler takip eden gebelik serviksin fonksiyon bozukluğuna açısıdan oluşturacağı etkiyi de azaltıcı yöndedir.

Servikal kanser: Tedavi farklı açılardan fertiliteyi anlamlı derecede etkileyebilir. Servikal kanserlerin erken aşamalarında cerrahi kür sağlayıcı tedavi yöntemidir. Tümor evresi FIGO IB’ye kadar olan ve tümör çapı <2cm kanserlerde rahim dolayısıyla fertilite korunabilir. Daha ileri evrelerde rahim alınmalıdır. Böylece üreme mümkün olmaz.

Kombine kemoradyoterapinin gerektiği durumlarda yumurtalıklar, cerrahi olarak radyasyonun uygulanacağı bölgenin dışına asılır. Bu durumda yumurtalık dokusu dondurmak üzere alınıp saklanır. Radyasyon tedavisinin yumurtalığı hasarlayıcı etkisi, yumurtalık üzerine temas eden lokal radyasyon dozuna ve hastanın yaşına bağlıdır. 30 yaşında radyoterapi alan kadınların %97.5’i 14.3Gy’de tamamıyla kısır hale gelmektedir. Eğer rahim üzerine verilen radyasyon dozu 45 Gy’yi geçerse rahim dokusunda kalıcı hastalara yol açarak gebeliğin oluşmamasına neden olabilir. Hatta daha düşük dozları bile gebeliğin oluşmasını olumsuz yönde etkileyebilir. Platin içeren kemoterapi rejimleri sonrası radyasyon tedavisinin de eklenmesi yumurtalık üzerinde anlamlı derecede hasarlayıcıdır. Sadece kemoterapi uygulacaksa bile lenf nodu diseksiyonu sırasında over dokusu alınıp saklanmalıdır. Yüksek evre servikal kanserlerde hayati tehdit yaratacağından, fertilite koruyucu yaklaşımın tedavide yeri yoktur.  

Üreme korunmasının getireceği riskler
Erken evre servikal kanserin yumurtalıklara yayılımı nadirdir, daha çok yüksek evre tümörlerde gözlenir. Bununla birlikte, genç kadınlarda görülen adenokarsinom yumurtalıklara yayılım riski taşır; hatta karsinoma in situ aşamasında bile izlenebilir. Bu durum yumurtalıklar korunurken göz önünde bulundurulmalıdır.

Yumurtalıkların radyasyon sahasından uzaklaştırılıp asılması da yumurtalıklara giden kan akımını etkileyeceği için yumurtalık rezervini azaltacaktır.

Fertilite koruyucu cerrahi (trakelektomi) yeni tanı almış, ek risk faktörleri olan FIGO IA1 veya ek risk faktörleri olmayan FIGO IA2 servikal kanser için mümkündür.

Bu makale hakkında yorum/mesaj yaz